ARTER'DE SANAT GÜNÜ
- 13 May
- 3 dakikada okunur
Baharın gelişi ile içimde tarifsiz bir coşku hissetmeye başladım. Özellikle de bu hisler bir galeri gezerken ya da kendi sanatımla ilgili bir çalışma yaparken daha yoğunmuş gibi geliyor. İnanın abartmıyorum, sergileri yakından takip eden bir sanatsever olarak çoğu zaman kendimi bir eserin karşısında ona dalmış bakarken buluyorum. İşte bu özel anlardan birini de ARTER'de hissettim.
Emre Baykal'ın küratörlüğünde Yapım Aşamasında ve Selen Ansen küratörlüğünde Mehtap Baydu'nun Seni Sevmek Çok Zor sergileri ve keyifli bir sanat gününden bana kalanlar, bol bol heykel, bol bol yeni yaklaşımlar... Hatta yeni tanıştığım eserler ve sanatçılar...

Sizi bu düşüncelerimle şimdi baş başa bırakıyorum. Ama öncesinde kısacık ARTER hakkında bilgi vermek isterim. ARTER, 2019 yılının Eylül ayında Dolapdere’deki yeni binasına taşındı.
Galeri, Grimshaw Mimarlık’ın tasarladığı yeni binasıyla beraber süregelen faaliyetlerini çok daha ileriye taşıyarak sergilerin yanı sıra farklı sanat disiplinlerinden performans ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor, ben de sıkı takipçilerindenim.
Evet gelelim detaylara. 14 Mart 2027’ye kadar devam edecek olan Yapım Aşamasında sergisi bence ilginizi çeker. Mekan zaten etkileyici, eserler ilgi çekici. O zaman ajandalara yazılsın derim.


En sevdiğim eserlerden biri, Ahmet Doğu İpek'in dayanamayıp fotoğraf çekindiğim bu eseriydi.

Sevdiğim bir diğer eser ise, Füsun Onur'un da İsimsiz eserine ben isim buldum. "Hayat kapısı: Tercihler". Hayatta hangi kapıdan geçeceğimizi biz bile bilmezken, yaşananlar, anlık kararlarımızla geleceğimiz şekillenirken ve geçtiğimiz bir kapı aklımıza geçmediğimiz kapıları getirirken neden olmasın... Tabi sanatçı bana kızmasın, etkisinin devam etmesi hoşuma gitti. Zihnimi kurcaladı.

Aslında bu eser bir duvafra boydan boya sıralanmış pek çok irili ufaklı eserlerden oluşuyor ancak ben ilk gördüğümde bu eserler bütününü aklıma üniversite yıllarımdaki görsel kolaj çalışmalarımız geldi.

Bu görselde görünen tüm eserler birbirinden kopuk gibi dursa da aslında birbirlerini tamamlıyor ve her biri bir olasılıkla bir başka eserle bambaşka hikayeler yazıyor. Tıpkı bu bütünden çıkardığım kendi hikayem gibi.


En solda bulunan bu aynadaki yansımasıyla bir bakır yarım kap aslında bana aynanın arkasını merak ettiriyor. Döndüğümde ise, aslında özgürlüğü çağrıştıran bir gemi effekti yaratıyor.
Bu eserin hikayesi kim bilir sanatçı için neydi, bana yansıması bakın nasıl oldu... Eserin kısacası benim dünyama uygunluğu ve yorumlamam da kıssadan hisse bu şekilde. Sevdim, geçmişe gittim, özgürleştim. Teşekkür ederim.
Gelelim diğer sergiye... Serginin adı da sanırım benim hislerime yakın. Neden bilemiyorum bir kaç eser haricinde, sergide içimdeki birşeyleri rahatsız eden duyguları canlandıran birşeyler vardı. Beğendiğim yanları da oldu ancak belki de Mehtap Baydu'nun tam da yapmak istediği şey buydu. Belki de teninin kalıplarını kullanması, belki beni bu anlamda rahatsız etmiş olabilir. Sanatçının savunduğu düşünceler ama kesinlikle benim söylemlerim. Peki, ben neden rahatsız oldum? Kendime dönüp çok soru sordum. Bir yandan sorularıma yanıt ararken, diğer yandan da size sevdiğim eserleri ve teknikleri paylaşmak istiyorum.
Sade ve minimal...
Solda gördüğünüz tacı sanatçı sergilerinde kendi de takıyormuş, ilgimi çekti. Uzaktan baktığınızda gösterişli ancak yaklaştığınızda savaş uçakları olduğunu anlıyorsunuz.
Ortadaki eserler ise; topladığı kıyafetlerden parçaları kullanarak ve kendi bedenini alçı ile heykele dönüştürdüğü eserler.
Sağdaki eser ise; altın döküm, sade ve minimal. Hatta bence "Söz gümüşse sükût altındır"a bir gönderme olabilir.
Hadi siz de gidin, gezin... Fikirlerinizi merak ediyorum. Mehtap Baydu Sergisi 15 Kasım 2026'ya kadar, Yapım Aşamasında 1. Bölüm Sergisi 4 Ekim 2026'ya kadar sizleri ARTER'de bekliyor olacak.
Ulaşım bilgileri kısaca Gezi Parkının önünden kalkan shuttle ile çok kolay.
Linki de hemen buraya bırakıyorum. https://www.arter.org.tr/hakkimizda
.png)




Yorumlar