top of page

Bir Asırlık Miras: Jamanak Gazetesi ile Zamana Yolculuk

  • 28 Haz
  • 2 dakikada okunur

İstanbul’un ve Türkiye’nin çok kültürlü yapısının en güçlü taşıyıcılarından biri olan, 118 yıllık köklü bir çınar: Jamanak Gazetesi. Satırlarıma uzanan sohbetimizde Jamanak’ın dördüncü nesil genel yayın yönetmeni ve sahibi Ara Koçunyan, bu tarihi kurumun dünden bugüne uzanan serüvenini ve bir toplumun hafızası olmanın ne anlama geldiğini anlattı.


1908’den Günümüze: Aralıksız Bir Mücadele


28 Ekim 1908’de, İkinci Meşrutiyet’in getirdiği özgürlük ortamında Misak ve Serkis Koçunyan kardeşler tarafından kurulan Jamanak; bugün Türkiye’nin aralıksız yayınlanan en eski günlük gazetesi olma unvanını taşıyor. Aynı zamanda dünyada aralıksız yayınlanan en eski Ermenice günlük gazete ve dünyanın en eski azınlık yayınlarından biri. Her ne kadar azınlık kavramı hoşuma gitmese de, literatürde bu şekilde geçiyor maalesef.


Sohbetimize dönersek Koçunyan, gazetenin kuruluş felsefesini şöyle özetliyor: "Jamanak, Osmanlı’da kamuoyu oluşturma ve ortak akıl şekillendirme sürecine doğrudan bir katkıydı". Birinci Dünya Savaşı, mübadele ve Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık eden gazete, o dönemde Ermeni aydınların buluşma noktası oldu ve diaspora basınına ilham verdi.


Dijital Çağda "Eski Kafalı" Bir Hafıza

Ara Koçunyan
Ara Koçunyan

Teknolojinin gelişimi ve holdingleşen medya karşısında gazetenin yaşadığı teknik ve ticari zorluklara rağmen, Jamanak bugün internetin gücüyle artık tüm Ermeni dünyasına hitap eden bir yayın organı haline geldi. Koçunyan ise, gazetenin sadece bir haber kanalı olmadığını vurguluyor ve ekliyor: "Jamanak, gerektiğinde bir dokümantasyon merkezi, gerektiğinde bir sivil toplum örgütü gibi faaliyet gösteriyor. Ermenice'nin dünyanın 14 özgün alfabesinden biri olması, bu dilde günlük gazete çıkarmanın sadece bir iletişim değil, bir varlık mücadelesi olduğunu gösteriyor".

Koçunyan, dijitalleşmeye rağmen kağıdın ve fiziksel arşivin önemini koruduğunu, "eski kafalı" bir yaklaşımla bu geleneği yaşatmaya devam ettiklerini ifade ediyor. Koçunyan, İstanbul’daki Ermeni varlığını ayakta tutan üç temel yapıya dikkat çekiyor: İstanbul Ermeni Patrikanesi, Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi ve Jamanak Gazetesi. Bu üç kurum, tarihsel bir geleneği günümüze taşıyan en önemli sütunlar olarak görülür.


Kelimelerin Büyüsü ve Ortak Tını


Röportajda dil üzerinde çok durduk. İki farklı dil grubuna (Türkçe ve Ermenice) ait kelimelerin benzerliklerini de konuştuğumuz, dost sohbetimize sizi de katmak istiyoruz.


Diller birbirinden ne kadar farklı görünürse görünsün, aynı toprakları paylaşan insanların hissiyatlarıyla ortak bir tınıda buluşabilen bu dillerden biri olan Ermenice'yi yakından tanımaya ne dersiniz?




Bu sadece bir röportaj değil, bir gazetenin ötesinde; bir dilin, bir kültürün ve asırlık bir emeğin nasıl ayakta kaldığına dair eşsiz bir belge niteliğinde.


Röportaj Mesut Solak'ın Farklı İşler You Tube kanalında yer alıyor. Takibe alın!



Yorumlar


bottom of page