top of page

ANNE KAFAMDA BİT VAR

  • 5 May
  • 2 dakikada okunur

Köşe yazılarımda sizi bazen Ege’nin mavi sularına, bazen Eskişehir’in sanat dolu sokaklarına ve bazen de dünyanın bambaşka bir köşesine götürüyorum. Bu kez rotamız bir tiyatro sahnesi; ama ne sahne! Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde izlediğim, ruhuma dokunan bir oyundan bahsetmek istiyorum: "Anne Kafamda Bit Var".


Bu oyunun bendeki yeri çok başka. Çünkü hikaye, Türk sinemasının efsanesi, yakışıklılığı kadar duruşuyla da hayran olduğumuz Tarık Akan’ın kaleminden sahnelere taşınan bir oyun, bir yaşanmışlık, anılar, acılar ve gerçekler. Akan’ın 12 Eylül döneminde yaşadığı olayları anlattığı aynı isimli kitabından uyarlanan oyun, izleyiciyi Türkiye’nin bir dönemindeki o karanlık ama umut dolu koridorlarına hapsediyor.


Ragıp Savaş ve Ekibinin Devleştiği Anlar

Sahneye adım attığı andan itibaren karizması ve oyunculuğuyla alanı dolduran Ragıp Savaş, Tarık Akan’ın o zorlu sürecini o kadar içten yansıtıyor ki, bir an için zamanın durduğunu hissediyorsunuz. Sadece Ragıp Savaş değil tabi, tüm ekip bir dişlinin parçaları gibi sahnede kusursuzlar.


Tiyatronun o canlı enerjisiyle birleşen bu dramatik hikaye, izleyiciyi hem düşündürüyor hem de o dönemin ağırlığını kalbinde hissettiriyor. "Anne kafamda bit var" cümlesinin arkasındaki o derin çaresizliği ve aynı zamanda direnci sahnede görmek, gerçekten sarsıcı bir deneyimdi. Göz yaşlarımı tutamadığımı da eklemeliyim.


Neden İzlemeli?

Bakırköy Leyla Gencer Sahnesi ve Kültür Merkezi gibi güzel bir atmosferde bu eseri izlemek, sadece bir tiyatro oyununa gitmek değil; aynı zamanda bu ülkenin geçmişine, bir sanatçının vicdanına ve emeğine tanıklık etmek demek. Tarık Akan’ın bize bıraktığı bu mirası, böylesine profesyonel bir ekibin elinden seyretmek büyük bir şanstı. Üstelik bir yönetmen olarak Yeşilçam'ın çaresizliğini ve sanatçıların çaresiz anlardaki çıkışları görme çabalarını yeniden dinlemek ve izlemek çok etkileyiciydi. 


Eğer turne programına denk gelirseniz veya Bakırköy’de yeniden sahnelenirse, ajandanıza mutlaka not edin. Bazı hikayeler unutulmamalı, bazı oyunlar ise mutlaka izlenmeli. 


Alkışlar sadece oyunculara değil, aynı zamanda o hikayeyi yaşayan ve yazan güzel insanlara...

Yorumlar


bottom of page