EYLÜL AYI DOLU DOLU GEÇTİ, YA SİZİN?
Güncelleme tarihi: 29 Eyl
Geç bir merhaba! Eylül ayı dolu dolu geçti, hangisini ne zaman yazacağım derken bir türlü planlayamadım hayatımı. Bir baktım Eskişehir'de Porsuk Festivalindeydim, bir baktım Alexandroupoli'de, bir baktım Büyükada'da denizde bir baktım kütüphanede araştırma yapıyorum. Bir de taşınma ve kentsel dönüşüm telaşı derken bu ay nasıl geçti bilmiyorum.
Zamanın nasıl geçtiğini cidden anlamak mümkün değil, zaman mı hızlandı, biz mi ayak uyduramaz hale geldik bilemiyorum ama ben yine de her şeye rağmen tam gaz uyumlanmaya çalışıyorum. Şu ara üzerinde çalıştığım projeler için anlatacak çok şey var. Ama bazen sizde de bitkinlik, anlatamama durumu gibi şeyler olur mu? Şu ara tuhaf bir yoğunluk ama bazen neden olduğunu anlayamadığım bir karışıklık yaşıyorum. Çoğu zaman da sanırım insanların telefonlara dönmemesi, kararsızlıkları, kendince yöntemleri vs.

Hadi başlayalım, yoksa benim serzenişlerim bitmez bu ay. İlk olarak Book In Club buluşmalarımızın ilkini gerçekleştirdim. Necla Feroğlu, Aret Vartanyan, Dağhan Dönmez, Orhan Bahtiyar ve Irmak Zileli bizlerleydi.
İlk olmanın teknik bazı sorunlarıyla birlikte iyi bir iş çıkardım bence. Keyifli sohbetlerimizden memnun kalan kitapseverleri de aramızda görmek iyi geldi.
ESKİŞEHİR VE PORSUK FESTİVALİ

Sonrasında da hemen Eskişehir'e gittim. BKZ İletişim organizasyonuyla keyifli iki gün geçirdim. Zaten şehri severim.

Festival boyunca Porsuk’un kıyıları müzikle ve sanatla farklı bir deneyime ev sahipliği yaptı.
İlki gerçekleştirilen etkinliğin uluslararası olması da önemli bir detay. Dünyanın pek çok noktasından gelen sanatçıların performanslarıyla renklenen Eskişehir’in sokakları bundan böyle her sene daha da renklenecek.
Bence Eskişehir'e gitmek için güzel sebepleriniz olacak. Ne dersiniz? Seneye ajandalarınıza Eskişehir Porsuk Festivalini de eklediniz mi?
Hamam Müzesi'ne de mutlaka gidin. Hediyelik mağazasından da mutlaka kendinize sabun kolonyası ve hamam sabunu alın. Benden söylemesi.

Ben ve arkadaşlarım neyse ki gezmeyi seviyoruz, değerli Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Müzeler Müdürlüğü yetkilileri ile birlikte festivali kendimize göre geliştirdik, sınırlarını biraz esnettik, Oya Müzesine de gittik. Çok keyifli minik kaçamaklar yaptık, met helvamızı aldık, kahvelerimizi yudumladık...
KISA AMA KEYİFLİ: DEDEAĞAÇ MACERAM

Gelelim benim Dedeağaç yani Alexandroupoli macerama. Türkiye'ye en yakın olan sınır komşumuza şöyle bir kaçıp denize gireyim, iki gün de olsa zihnimi dinlendiriyim istedim. Bazen uzaklaşmak keyiflidir.


Henüz gitmediyseniz, mutlaka gidin görün. Her sezon eminim keyif alacaksınız. Kafelerinde mis gibi kahvenizi yudumlarken, akşamları da deniz ürünlerinin tadına bakmaya ne dersiniz? Elbette Jumbo ve pek çok mağazadan yapacağınız ve tax free alacağınız ürünleri de unutmayalım. Yol boyunca ne mi okudum? Sosyal medyamı da takip edin dostlar. Burada yazamadığım pek çok detayı orada paylaşıyorum. Ama kitabı hemen söylemek isterim: Mirdad'ın Kitabı'nı okudum bitirdim ve resmen çalıştım kitabı diyebilirim. Tavsiye ederim...
TERZİ FİKRİ

Sonrasında neler mi oldu? Hüseyin ve Cevahir Önder'in yeni sezon tiyatro oyunlarına gittim. İyi cesaret diyeceğim bir konuyu ele almışlar: Fikri Sönmez'in hayatı.
Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez'in hayatını ele almak, iyi yazmak, iyi oynamak zordur. Kimse kusura bakmasın ama pek çok oyundan daha iyiydi. Sanat ne içindir sizce?

Bence o oyundan çıktıktan sonra ya da eseri gördükten sonra da aklının bir yerini kurcalıyorsa, o eserden birşeyleri hayatına katabiliyorsan işte o iş on numaradır. Önder kardeşler evet benim arkadaşlarım ama ben hakkının hakkını veririm, yanlışı da doğru diye savunmam. O yüzden bu sefer olmuş dostlar. Hem de on numara olmuş. Öncesi de iyiydi... Şimdi olmuş! Yolu, izleyicisi bol olsun.
Bu arada genç yazar - yönetmen Şirin İnci'yi de bundan sonra bence takibe alın. Fikrinle Yüzleşebilir misin? Terzi Fikri'nin oyunun tarihlerini de buraya bırakıyorum siz de bir göz atın.

Türkiye Kültür Yolu Festivali - İstanbul

Son olarak Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında dinleme imkanı bulduğum Royal Philharmonic Orchestra' ya ve solist Liya Petrova (Keman) 'ya da hayran kaldım. Klasik müzik dünyasının yaşayan efsaneleri ve uluslararası alanda büyük övgüler toplayan genç virtüözlerini, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'de dinledim. Ne zaman karşınıza bir daha çıkarlar bilemem ama mutlaka dinleyin. Harikalar...
.png)





Yorumlar